TEST

does it work

Posted in Uncategorized | Comments Off on TEST

BC Rich Virgo Bass Restoration

This gallery contains 10 photos.

Yakışıklı bir gitarımız var. Ama sorunları çok kırıkları çizikleri ve en kötüsü de pası var. Gördüğünüz köprü çok çok kötü durumdaydı, pis ve oksitli, metal parlatıcı, kesmeyince de 1500 grid zımpara ile zımparalandı Henkelin metal pastası çok başarılı, hafif oksitlenme … Continue reading

More Galleries | Comments Off on BC Rich Virgo Bass Restoration

Fusso Soft99 incelemesi

20140701_175403

20140701_175342

20140701_175319

Türkiye distribütöründen aldığım ürünü sonunda kullanabildiğim için mesudum.
Ürün kutusunda süngeri ile geliyor ve tanıtım fiyatı 75 TL. Yuh 75 TL olur mu vb diyenler var aranızda biliyorum onları ben:)
Fakat bir arabayı yaklaşık 2-3 gr ile yapabilirsiniz işinizi biliyorsanız. Katı waxlar fiyat performans oranında rakiplerini 1 e 30 filan eziyorlar. Misal x son teknoloji nano teknolojiye sahip olduğu iddia edilen ürünün 50 mlsi 100 küsür lira olsa onunla bir araba yapabiliyorsunuz. Fakat fusso ile yalap çalap yapsanız bile 40 uygulama çıkarırsınız çok rahat.

Neyse konumuza dönelim. Ürünün kutusu hoş, süngeri biraz boşluklu, eleştiri almış ama bence iyi, kullanışlı. İşini yapıyor.
Kokusu derseniz, berbat çok kötü, bildiğin kimya kokuyor. Daha kötü kokan cila görmedim. Kıvamı jelden hallice sert, bu uygulamayı süper kolaylaştırıyor, arko kremi arabaya sürdüğünüzü düşünün, ne kadar rahat olduğunu böyle gösterebilirim.

Sürüyorsunuz, dilerseniz ıslak şekilde de uygulanabiliyormuş, bekleyip donunca siliyorsunuz. Hayatımda bu kadar kolay silinen katı wax görmedim. Uygulaması en zor, en lanet ürün nasiol Zr53 10. derece, collinite 3. derece, en kolay hydorep/quick detailer 1 olsa, heralde bu da 2 dir zorluk sıkalasında.
Hemen çıkıyor, sorunsuz tertemiz. Oldukça etkiledi beni. Silme işinden nefret eden biri olarak, gönlümün yeni şampiyonunu fusso seçiyorum.

Bendeki ürün fusso dark’tı, motorsikletim 2005 model ve boyası kusursuz değil, ürünün çizik kapatma özelliğini de telefonla göstermek istedim, fakat resim çok iyi çıkmadı. Ama çizik kapatıyor, bunu gözlerimle gördüm. Bıraktığı finish, yağlı kaygan ve çok parlak. Çok beğendim, süper kaygan olması, su tutmayacağı ve zor kirleneceğinin habercisi, tabi incelemek lazım.

Genel olarak, ürün 12 ay koruma vadediyor, Türkiye şartlarında 8 ay bile olsa, ürünü rakipsiz kılar, hem birim uygulama çok ucuz. Hemen uygulama acaip kolay, ben iz kalıyor mu diye, farlara filan da sürdüm, bilerek hatalar yaptım. Leke filan bırakmadı, kullanıcı dostu olduğunu kanıtladı. Ufak miktarda çizik dayanamı da sağladığı iddia ediliyor, bir de onu yaparsa artık terbiyesizlik olur heralde.

Ürünü beğendim, şiddetle tavsiye ediyorum, tanıtım fiyatından alın derim.

Posted in detailing | Tagged | 2 Comments

Crystal Concept & Soft 99 Türkiyede

20140525_144618

20140525_144621

20140525_144623

20140525_144625

20140525_144628

20140525_144631

20140525_144632

20140525_144634

20140525_144638

20140525_144642

20140525_144654

20140525_144702

20140525_144707

Posted in Uncategorized | Comments Off on Crystal Concept & Soft 99 Türkiyede

CZT Tampon Tamiri

Posted in detailing | Tagged | 1 Comment

Nasiol ZR53

image

agustos eylul de uyguladigim zr53 hala deli gibi boncuklanma yapiyor!

Posted in detailing | 1 Comment

Ford Focus İncelemesi

Dalgalar ile dans etmiş, akabinde duşumu almıştım. Tuzdan ve kumdan arınmış diri vücudum ile  arabam arasındaki tek engel, kumsaldı.

Büyük bir dikkat ile, kuma batmadan, sandaletlerimi sonuna kadar kullanarak ilerlemeye başladım. Kıyıya 10 adım kalmıştı ki, sıcaktan topuğuma yapışan sandalet, bir kum kütlesini diğer ayağıma saçtı.

 

Kumlanmış ayak ile arabaya binmek, işte bu his ;

benim İstanbuldan Ankara’ya gittiğimde hissettiğim ile aynı…

Bu hüsran dolu yolculukta, beni sırtlayan Ford Focus 2012 1.6 TDI oldu.

 

image

Çay içmeyen tek Türk insanı olarak ün salmış olmamdan olsa gerek, bana bir jest geçip cay plakalı aracı vermişler.

Aracın şekli şemalini beğendim. Çizgiler modern. Özellikle ön tampon çok hoşuma gitti.

image

Arabanın içinde ise , en teknolocik araba bizim olacak felsefesi var. Kötü diyemem, alışılagelmedik, tuhaf.

Havalandırma ızgaralarını dikine koymak, 1453 yılında  (modifiyem zamanlarında) 106’ın tamponunu ters takıp, alemde tek olmanın mutluluğunu yaşamaya benziyor.

Yerli araba diye, megan çakması düldül yapan, bir grup da 106 ın farlarını yan çevirip takmıştı.

image

Bu arabanın ön konsolundaki düğmelerin kalitesini beğenmedim, beni esas şok eden ise, ön göğüsteki düğmelerin şekli oldu. Şaka yapmıyorum, saatlerce düşündüm ” Lan bu birşeye benziyor ama neye benziyor a.. k”

Hayal edin, hoş bir bayanla , kalburüstü bir restoranda karşılıklı yemek yiyorsunuz. Düşüncelisiniz, aklınızdaki tek şey, focusun ön konsolu!

Hoş bayan size sesleniyor ” Ozan, içine kapandın son günlerde, sana ulaşamıyorum, sanki aramızda gizli bir duvar var da sana ulaşamıyorum, söyle nedir sıkıntın, paylaş benimle, ne olursa.”

Benim aklımda ise tek şey var, acaba bu konsol neye benziyordu, kıza ford focusun ön konsolunu düşünüyorum desen inanmaz, inansa deli der.

“Yok birşey canım, nerden çıkardın”

Esrarengiz, kısa cevapları,  bilinmeyeni sever kadınlar. Böyle muğlak cevaplar hoşlarına gider.

“Ozan, doğru söyle başka biri mi var”

İşte o an, aydınlanma anı! Bu ön konsol aynı diseplikanlara benziyor, aynısı ya! Hatta megatronun suratına da benziyor!!

“Evet hayatım, biri değil çok kişi var, bunlar diseplikanlar, başlarında da megatron var!”

“…”

image

Böyle bir olay yaşanmadı ama ben uzun süre bu neye benziyordu diye düşündüm. Sizce de öyle değil mi?

image

Direksiyon, ufak ele iyi oturuyor, göstergeler yakışıklı, sınıfına/fiyatına göre gayet güzel. Yalnız hız limiti fonksiyonun kullanmak çok meşakatli, bir sürü tuş var, belli sırayla basacaksın filan. Olmamış, gidin daha basitini yapın. 90 km/h ye sabitlicem diye sinir hastası yapacaktı beni.

Ön cama resistans koymuşlar, netekim yağmur yağmadı deneyemedim.

image

Alman arabalarında far açma kapama yeri burasıdır. Bu arada Ford Alman arabası değil ki, kim çıkardı arkadaşım bu söylentiyi, Henry Ford Amerikaya başkan oldu, hala ford Alman markası diyorsunuz, neyse…

Aşağida gördüğünüz, bu düğme de çok teknolocik olmuş, far açma kapama, yükseklik ayarlama, gösterge ışık kuvvetini ayarlama işini ne kadar karmaşık bir işlem gibi gösterebiliriz yarışmasının birincisi aşağıda..

image

 

Araçtaki motor, hem ford hem citroen hem de pejo da kullanılan, yakışıklı bir motor. Dizel olmasına rağmen, üst devirdeki sesi güzel bile denebilir.

Bu arabada en çok sevdiğim şey, vitesin konumlandırması oldu, yeri tam sağ elime oturuyor; birisi yanıma gelince 2 ye at 60 aa gel, diyip roll yapasım geliyor adeta. 6 vitesli şanzuman ekonomi açısından iyi olmuş, fakat araç 1400 kg ve alt devirde hızlanası yok, zaten çok devir de çeviremiyor. Yuvarlanıp gidiyor işte.

50 lira mazot attım bol bol gezdim:) Doğru devir aralığında kullanırsanız, ağırlığına rağmen süper ekonomik bir motoru var. Benim picantodan azıcık fazla yakıyor sadece.

Bu arabaların yol tutuşunu çok överler, ben de e5 de iki sağ-sol yaptım, oo acaip yol tutuyor.. Şaka bir yana 1 hafta bir arabayı kullanıp, piste filan çıkmadan yol tutuş hakkında yorum yapanlara Demet Akalın’dan “Giderli Şarkılar” şarkısını yolluyorum.

Focus denen araba kendi kendine parkedebiliyor,  inanmadım , şeytanın son icadı, amerikan emperyalizminin palavrası, komplo teorisi dedim. Fakat gidip deneyince g.t oldum. Araba bildiğin parkediyor. Ayıp denen birşey var.

Bu sınıfta alacağım arabalardan biri focus dizel olur, fluence de kullandım, ince hesaplarıma göre ondan 2.3 kat daha iyi bir araba.

Angara’dan sevgiler

 

Posted in inceleme | 1 Comment

Ömerli offroad

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

image

Posted in Gezi | Tagged , , | Comments Off on Ömerli offroad

Picanto kapilara ses izolasyonu

Picanto ile bayagidir aksamlari ugrasiyorum, ufak capli bir ses sistemi yapmadan once, kapilara ses izolasyonu yapmayi uygun gordum.

Kapilarin ici cilk pislik ve camurdu, yarim saat boyunca onlari temizlemeye ugrastim.

 

Ilk resimde goruldugu gibi, normalde hic bir izolasyon yok, sac gayet ince. Kocaman kocaman delikler var, bunlarin hepsi gurultu kacis noktalari.

 

Butun pislikleri temizledikten sonra, kaucuk kopukden yapilmis, kapali gozenekli, tek tarafi yapiskanli izolasyon malzemesini kullandim.

isi yalitimi yuksek, su gecirmiyor, deli gibi yapisiyor.Ayr?ca yap??kan taraf?na dayan?kl? olsun diye file geçmi?ler.

Buradaki sikinti arkasindaki güçlü yapiskanin her yere yapismasi, o kadar yapiskanki, iç içe yapisincanca ayirirken sünger parçalaniyor. Ellere ve alakasiz yerlere de sürekli yapisma egilimde.

Ufak bir hatam olmus olabilir, su çikisarini kapatmamaya özen gösterdim, fakat su için bir yol yapabilirdim. Aklima gelmedi.

 

Bir diger nokta da naylon su korumasinin paramparca olmus olmasiydi,   ozellikle arkasi bos olan noktalarda delinmisi, parcalanmisti, tekrar duzeltmek uzunca zamanimi aldi. O naylonu tutan zift de cok pis bir malzeme.

Delik olan yerleri hem naylonu tutmasi icin hem de bir nebze ses yutmasi icin, ustten malzeme ile kaplamayi uygun gordum

 

Posted in detailing | Comments Off on Picanto kapilara ses izolasyonu

Pages Of Pain

Troy Denning’den  bir basyapit.

Planescape’i ovuyorlardi fakat bu kadar iyi oldugunu bilmiyordum. Cok karmasik geliyordu. Sanki kenarindan kosesinden okursam butunu kavrayamam saniyordum.

Romanin kahramaninin yunan mitolojisine dayanmasi ilk basta beni rahatsiz etse de, tum karakterleri begendim.

 

Ozellikle Lady of Pain’in kendi agzindan yazilan bolumlere bayildim.

Alkislar Troy Denning’e….

Posted in Edebiyat | Comments Off on Pages Of Pain